Otelin önündeki çok dik yokuş ve karanlık girişlerinden geçip vardıktan sonra resepsiyona geldik. Resepsiyon sorumlusu bayana odamızı göstermesini istedikten bir süre sonra zoraki bizimle ilgilendi ve bizi odaya aldılar. Oda, fotoğraflardakinden bayağı uzak, bakımsız, eskimiş, yıpranmış mobilyalardan oluşuyordu. Balkon kapısı kapanmıyor, lambaların bir kısmı yanmıyordu. Neyse, biraz yatalım dedik ama o sert yatakta yatmak ne mümkün. Akşam geç olduğundan o karanlık yoldan geçmeye cesaret edemeyip otelde yemek yiyelim diye düşündük. Normalde `Kaş`’da en güzel yerde yiyeceğiniz yemekten çok daha pahalı bir fiyata o lezzetsiz yemekleri yemek zorunda kaldık. Yanımızda kediler eşimi sürekli rahatsız ediyordu. Neyse ki ilk gece bitti. Sabah uyandığımızda odayı su basmıştı. Tesisatlarında kaçak varmış. Sabah 7.50’de resepsiyona gittim, kimse yoktu. Bardaki görevliye, ‘resepsiyonda sorumlu kim var’ dedim, ‘kimse olmaz bu saatte, 8.00’de gelirler’ dedi ama bana girerken 24 saat sorumlu var demişti. resepsiyondaki bayan. Neyse dedim, odaya gittim. Eşimin telefonunun basan sudan ıslandığını gördük. 7.55 gibi tekrar resepsiyona gittim sorumlu beklemek için. Bardaki çocuk, ‘ben arayayım resepsiyon sorumlusunu’ dedi ve aradı. Resepsiyon sorumlusu bayanın dediği cevap şu oldu: ‘henüz mesaim başlamadı, beklesinler’. Ben de, ‘bir sorumlu gelmesini istiyorum, her yer su oldu’ dedim ama ne bir olumlu cevap var, ne de yetkili. Böyle profesyonellikten uzak, ilgisiz bir işletmede bir gece zor konaklayabildik ne yazık ki. Kaş gibi güzel bir yere bu işletme hiç yakışmamış. Sabah kahvaltısına hiç oturmayın, kahvaltılar bayattı ve üzerinden sinekler, böcekler, vs. geçiyordu. Su dahil içecekler de aşırı pahalı. Odalara bir telefon bile koymamışlar. Odada eşyaları toplarken bir de hamamböceği gördüm. Kaş’da çok güzel işletmeler var. Villa Hotel Tamara’yı düşünecekseniz yorumları iyi okuyun ve pişman olmayın bizim gibi ve iki kere düşünün derim.