1 yıldız bile çok bu otele. Yorum yapan, 5 yıldız veren hep kendi çalışanları, kanmayın bu oyunlara. Resepsiyondan yedek yastık istiyorum, sabahtan tamam diyorlar, akşam oluyor, yastık yok. Tekrar resepsiyona gidiyorum yastığım gelmemiş, alabilir miyim diye, bana verilen cevap, yastığımız yok. Koskoca otelde bir tane yedek yastık olmaz mı ya, hele hele odamı temizleyen bayan çarşafı değiştirmek yerine ıslatıp gerdiriyor. Yatak hep ıslak, yapıyorsan belli etmeden yap bari. Bayanı resepsiyona şikayet etmek yerine, gerçi şikayet etsem bile hiçbir şey değişmez, onlar alışmış bu duruma, neyse, otelde buldum bayanı, bu durumdan rahatsız olduğumu ve çarşafımı, yastık kılıfımı, pikemi değiştirmesini istedim. 1 saat içinde değiştirmiş, değiştirmiş ama nasıl değiştirmiş. Sadece çarşafı değiştirmiş, yastık kılıfı ve pike hala aynısı. Küçük şişelerle şampuan, saç kremi, sıvı sabun konulur, onlar dahi yoktu. Resepsiyonu arayıp bunlar yok diyorum, biz onları koymuyoruz hanımefendi demesin mi! Ertesi gün odayı temizleyen bayana söyledim, kendisi de unutmuşum, kusura bakmayın deyip sadece sıvı sabun koydu. Hele hele otelin verdiği havlu mu, aman Allah’ım, o neydi öyle, kokudan baygınlık geçirecektim neredeyse. Almadım bile. Yemekler desen bazı günler idare eder ama çeşit çok az ve hep yeşillik, rejim yapmaya gittik sanki. Akşam 5’den sonra havuza girmek yasak. Saat 10’da ise bütün masalar, sandalyeler toplanıyor. Orada tanıştığımız bir aile ile oturuyoruz, sohbet ediyoruz. Yanımızda bize küfür eder gibi masa, sandalye topluyorlar. Sadece bizim oturduğumuz masa, sandalye kalmıştı, masa, sandalyeleri toplama saatimiz geldi, kalkar mısınız demesin mi, biz şok olduk, kalktık, sahilde dolandık. Plaja 150 metre diyorlar, ne 150 metresi ya, yürü yürü yol bitmiyor. E bir şekilde yürüyüp gidiyoruz, 8-10 tane şezlong, kime yetecek yahu, duşluk yok ve hep kayalık. Başka otele ait yerden yüzüp geçiyoruz. 1 km uzaklıkta da plajları varmış, yaklaşık 2 km yakın mesafede, orası da saat 10-11 otelden alıyorlar. 3.5 ve 5’de otele getiriyorlar. Öğle yemeğine gelemiyorsun, mecbur ya orada yiyeceksin ya da yürüye yürüye geleceksin. Otelde tanıştığımız aileye o plaja gitmeyin, orası iyi değil demişler, bize de uzakta olan plajımız çok iyi, oraya gidin dediler. Kime ne dedikleri belli değil, gitmedik de zaten. Oranın durumu nedir bilemem. Girişte ödeme yaptığımız için mecbur kalmak zorunda kaldık ama 2 gece erken çıktık. Garsonları hep erkek, bir tane bile bayan yok. Akşam yemeğinden sonra havuz kenarında biraz oturalım, çay-kahve içelim diyoruz, açıyorlar oyun havasını, garsonlardan 2-3 tanesi çıkıyor, kendileri oynuyor bağıra çağıra, sanki içmiş gibi. Her gün aynılar, yemek yerken sürekli boş almaya geliyorlar, şu tabağı alayım mı, yiyor musunuz, şu bardağı alayım mı, 50 kere bir masaya gelinmez ki ya öyle zırt pırt, yemek yerken boş alınmaya mı gelinir? Yemek için 100-200 metrelik sıraya giriyorsun. Bekle babam bekle. İnternet ücretsiz yazıyor her yerde, otele gidince ücretli oldu. Haftalık 40 TL, 1 hafta kalmayanlar için de 40 TL. 2 gün kaldığımızı farz edelim, o da 40 TL. Gülüyorum sadece, lanet olsun. Otelin tek iyi tarafı orada tanıştığımız çift, onlarla çok iyi vakit geçirdik, onlar olmasa her şey daha çok ıstırap olurdu. Kimseye tavsiye etmem, asla gitmesinler. Buradan Durmuş Bey’e sesleniyorum, elemanlarınızı baştan aşağı değiştirin, yeni bir düzen getirin. Hakkımı da helal etmiyorum.