Bir kamping düşünün ücretsiz veya standartların altında bir ücret tarifesi olmamasına rağmen (çadırınla kişi başı 30 TL) tuvaletlerin kullanılamayacak kadar pis olduğu, sıcak duşlardan hiç de sıcak suyun akmadığı, hatta zaman zaman suyun hiç akmadığı, çöplerin 3 günde 1 (artık varil dolup taşıp çevreye yayılmaya başladığı noktada) toplandığı, wc’lerde sabun bulunmadığı, sifonlardan suyun akmadığı, bunla alakalı sıkıntınızı dile getirdiğinizde “ya ne yapalım ben her gün tuvaletlere sabun koyduruyorum aslında ama bu insanlar çok fena onlarla çamaşır bulaşık yıkıyorlar hatta duş alıyorlar” cevabını aldığınız bir yer. Çünkü sabit sabunluk koymak çok zor. Ha bu arada şunu da eklemek isterim, ben hiç kullanılıp da bitmiş, sağa sola atılmış düşmüş bir sabun ambalajı görmedim. Bir yere kadar tüm bunları sineye çektik. Sonuçta insan her koşulda yaşar, wc’leri olabildiğince kullanmayız dedik. Ama bir sabah kahvaltı etmek için iskeledeki masalardan birine yemek malzemelerimizle yayıldığımıza bardak taştı. Bir görevli buraya dışarıdan yiyecek sokamazsınız dedi. Ama çayı sizden rica edecektik dedim, yine de burada yiyemezsiniz diyerek kaldırdı. Az ileride ortak kullanım alanı olduğunu söylediği ama bize göre çöp biriktirme noktası olan yerde yemek zorunda kaldık. Diğer işletmeci kadınla bu durum üzerine tartışmaya başladık. Sabun konusunda olduğu gibi gelen müşterileri suçladı yine. İnsanların çok pis olduğunu kendisinin bunla başa çıkamadığını anlattı. Evet zaten oranın işletmecisi benim. Tesisin temizliğini sağlamak, insanları çöplerini toplaması için yönlendirmek, tuvaletleri belirli bir zaman çizelgesinde temizlemek, büyük variller koyup sık sık bunları değiştirmek benim sorumluluğum! Ha yine eklemek isterim bu çöp toplama noktasından bozma, yer yer hayvan pislikleri ile süslenmiş ortak kullanım alanı mutfağın dibinde! Kendilerine yakıştırıyorlar belli ki.. Ve her ne kadar kendileri o kadar çalışanlarının olmadığını söylese de biz her kapıdan geçişimizde en az üç kişi orada bekliyordu. Çünkü parayı peşin alıp bileklik veriyorlar girişte. Kapıda tesiste olmadığı kadar sıkı bir denetim var. O kadar insanı kapıda tutacağınıza araziye yayın temizlik işleri ile ilgilensin dediğinizde de siz yanılmış oluyorsunuz! Kahvaltı etmek için oturduğumuz yerden kaldırıldık böyle bir tutum olabilir mi dediğimizde “siz nasıl ki para kazanmak için çalışıyorsunuz biz de para kazanmak için çalışıyoruz. Siz kendi yemeğinizi getirip orada yerseniz diğer gelenler de sizden görerek kendi getirir bizden bir şey almaz” gibi bir cevapla karşılaştık. Ve 4-5 yıldır pek çok yerde kamp yapan insanlar olarak kültürsüzlükle suçlandık. Çünkü hiçbir kampta cafe-bar bölümünde insanlar kendi getirdiğini yiyip içemezmiş, buna izin vermezlermiş! Biz nasıl yerlere gidiyorsak artık kamp kültürümüz yokmuş. :D Yani arkadaşlar demem o ki biz bir hata yaptık siz aynı hataya düşmeyin. Bu son derece kamp kültüründen yoksun, paragöz işletmede paranızla rezil olup, karşınızdaki insanların sizinle dalga geçmesine izin vermeyin. Şunu da belirtmek isterim asla parasında değiliz, ya da parasını ödedik bunu da istiyoruz demiyoruz. Taleplerimiz çok basit ve her insanın istediği temel şeylerdi. Can sıkıcı olan karşılaştığımız bu tutum. Gerekli bütün mercilere şikayetler ulaştı. Tez zamanda kapınıza kilit vurmaya gelirler.