Teşekkürler Cengiz ve Diana. :) Özellikle bazı küçük jestlerle mutlu ettiğiniz için. Havlu ve çarşaflar ütülü, sıcak su derdi yok, kahvaltı doyurucu ve yöre halkından alınıyor, böylece klasik paket içinde bal, reçel, tereyağı muhabbeti yok. Hem yöre halkı kazanıyor hem de siz doğal ürünler yiyebiliyorsunuz, bu saydıklarıma domates, ceviz ve salatalık da dahil. Beyaz ekmek, kepekli ekmek ve simit her gün taze olarak alınıyor, bir sonraki güne servis edilmiyor. Cengiz Bey ve eşi Diana Hanım, ilk karşılaşmamızda resmi olmalarına karşın (ciddi vs.) tanıdıktan sonra içlerindeki güzel ve iyi niyetleri ortaya çıkıyor. Bu arada bey denmesine kızıyor, burada beylik yok, hepimiz eşitiz. :) Akşam 11’den sonra süper bir sakinlik var. Ayrıca otele girişinizde ayakkabılar çıkarılıyor ve terlik veriliyor, bu da kendinizi evinizde gibi hissettiriyor. Cengiz ve Diana'nın ses tonları süper, çok kalite, belgesel seslendirme için ideal. ;) Diana Avustralyalı ama Türkçe biliyor, gaf yapmayın diye yazıyorum. Bir akşam, domino bilmeyen Cengiz, ben ve Diana'yı 2 defa yendi, acemi şansı böyle bir şey her halde. :) :) Cunda Adası’ndaki Bay Nihat da harika bir meze ve balık restoranı, ayrıca Cunda'da ki Aşıklar Tepesi mükemmel, Şeytan Sofrası tepesinden daha güzel. Bazı isteklerim olmadı değil ama bunun sonu yok, dolayısıyla dert etmenin anlamı yok, örneğin İstanbul'da alıştığımız filtre kahve veya tost. Ama bu isteklerin sonu yok, bence sevmediğimiz bir şey olmadı. Tesisten ayrı bir nokta belki sahilden 350 metre (yaklaşık) taş yollardan otele geliyorsunuz, bu da artık olsun. Asfalt içinde büyüdük zaten. :(