Yaklaşık 1 ay kadar önce 30 kadar personeli ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle topluca işten ayrılmışlar. Yerlerine en ucuz iş gücü nasıl temin edilebilir diye düşünmeyin, Suriyeli mülteciler. Evet, doğru okudunuz. Otel yönetimi bu fırsatı kaçırmamış olacak ki, şu an personelinin çoğunluğu Suriyeli mültecilerden oluşuyor. Lütfen yanlış anlaşılmasın, Suriyeli olması bir problem değil, sadece kalifiye olması önemli. Hiçbirinin üzerinde temiz ve düzgün kıyafet yok. Ayrıca oldukça acemiler, eğitimleri var mı bilemiyorum. Otelin girişi ortalama bir apartman veya küçük bir site bahçesinden farksız. Osmanlı mimarisinden esinlenilmiş falan, o konulara girmeyeceğim. Çok sıradan, özensiz ve köhne bir yapıdan başka bir şey değil. Lobi girişindeki paspasın toz ve kir içinde olduğunu söylersem içeriyi siz düşünün artık. Daire şeklinde ve orta bölümünden alt kata (hamam, WC) inilen standart bir resepsiyon binası. Alt katı anlatmaya gerek yok, terkedilmiş bir depo gibi havasız, kötü kokan, ışık almayan bir alan. Resepsiyondan çıkıp havuzun bulunduğu arka bahçeye çıkınca, hemen sağ tarafta restoran var. Sol tarafta 4-5 tane oturacak yer var. Lobi dahil otelin içerisinde oturacak boş yer bulamıyorsunuz. Çok küçük bir alan. Bahçenin ortasında kalp şeklinde bir havuz. Hepsi bu kadar. Bahçenin arka kapısından ara sokağa çıkıyorsunuz, oradan da 100-200 metre aşağıda otelin plajı var. Restoran içerisinde çok ağır bir koku var, kaldığım üç gün boyunca da aynıydı. Sadece yemek kokusu ile açıklayamıyorum. Gelelim açık büfesine. Kahvaltı da peynir çeşidi olarak çok kalitesiz bir beyaz peynir, kaşar peyniri ve lor peyniri dışında başka peynir göremezsiniz. Domatese bir kez rastladım. Kısaca sıradan, yıldızsız, ülkenin herhangi bir yerindeki bir şehir otelinin açık büfe kahvaltısından farksız. İlk günkü öğle yemeğinde ana yemek olarak makarna, tavuk sakatatından yapılmış bir yemek vardı. Yani en fazla iki alternatif görebilirsiniz ve lezzetsiz. İçiniz çeke çeke yiyebileceğiniz şeyler makarna, salata ve karpuz, o kadar. Akşam yemeği de çok farklı değil. Zeytinyağlılar süs gibi gidip tekrar geliyor, aşçılar artık karıştırıp düzeltmek zorunda bile kalmıyor. Tatlılar tam bir fiyasko, sofra şekeri olmadan suni tatlandırıcılarla yapıldıkları çok belli, genziniz yanıyor. Meyve olarak da portakal, yaz elması, tadı güzel olana rastlamadığım kavun ve karpuz. Karpuz fena değildi, hakkını yemeyelim. Odalara gelince çok eski değil ama köhne diyebiliriz. Özellikle ilk baktığım klimanın filtresi oldu ki, yanılmamışım. Toz ve kir filtrelerden taşıyor, kanallar dolu görünüyor. Odadaki mobilyaların ve yatakların arka kısımları, alt kısımları kir içinde. Peki, hiç mi iyi bir şeyler yok dediğinizi duyar gibiyim. İşte cevabı: Hamam, sauna bölümü, söylediğim gibi alt katta koridor şeklinde bir alanda bulunuyor. Gittiğim de hamam soğuktu. Soyunma odaları kirli ve dolapların kilitleri bozuk. Personeli güler yüzlü ve işini iyi yapıyor. Kese köpük masaj yaptırdım, memnun kaldım. Ve animasyon ekibi, kesinlikle böyle sıradan, köhne bir otel için beklenmeyecek profesyonellikte harika bir ekibi var. Çok güzel şovlar ve gösteriler hazırladılar ve eğlendirdiler. Sonuç olarak animasyon dışında her şey vasatın çok altında diyebilirim. Otelin Ağustos ayı fiyatları kişi başı 210-250 TL arasında. Yarı fiyatına çok daha iyi oteller olduğunu biliyorum. Bu otele uzun süreliğine gelen yerli yabancı tatilciler için gerçekten üzülüyorum.