2014 Ekim’de bu otelde kaldım. İslami otel diye geçiyor ama muhtemelen sonradan çevrilmiş. Zira İslamiyet ile ilgili pek bilgileri yok. Diğer yorumlarda olduğu diğer otellere ve plajlara çok yakın, çıplaklar direk görülüyor. En önemli sorun ise sekreterlik seviyesinde, tatmin edici olmayan dönüş yapılması oldu. Şu an bedava verseler gitmem. Yönetimlerine gönderilen mail; Misafir miydim, eşyalarınızı taşımaya gelen işçi miydim anlayamadım, bazı çalışanların davranışlarından dolayı ne olduğum konusunda şüpheye düştüm. Restoranın yanında çay-kahve servisi yapılan tezgahın çalışan tarafında duran bir bey sigara içiyordu (özellikle belirtiyorum müşteri tarafında değil, servis yapan personelin olduğu bölümde). Restoranın oradaki lavabolarda sigara içiliyordu, bu yüzden çok kötü kokuyordu. Metropolde yaşayan insanlar maalesef evlerinde nadiren kahvaltı yapabilirler. Bu yüzden hafta sonları ve tatillerde biraz özene ihtiyaç duyarlar. Çok değil, sahanda yumurta istedi canımız. Ama personelin cevabı enteresandı; az kişi var o yüzden yumurta yapmadım. Amacı iş görmek isteyen adam tavada yapar, gene müşterinin bu pahalı olmayan küçük isteğini icabet eder. Misafirperverlik bunu gerektirir. Ben havyar istemedim, tanesi 0,5 TL olan yumurtalardan istemiştim. Hem neyin ikram edileceğine restoran çalışanı değil de yönetimin karar vermesi gerekmez mi? Bazı çalışanların üzeri çok kirli idi. O kıyafetle temizliğe gelseler içeri almam ki bunlar restoranda çalışıyor, yemek servisi yapıyor. Mavi tişörtlü arkadaşlara çok teşekkür ediyorum, hepsi çok beyefendi/hanımefendiydi, yaşları küçük olmasına rağmen abilerinden, ablalarından çok daha misafirperver ve profesyonel ve yardımseverlerdi. Rezervasyon sırasında özellikle belirttim, sessiz bir oda olmasını, asansörden uzak olmasını; ama arkadaşlar dinlemiyorlar anlaşılan ya da adam sende diyorlar. Otel bomboş, verilen oda asansörün 1-2 metre karşısında. Neyse, tekrar aşağı indik, durumu anlattık, beyler gene işi yokuşa sürme modunda ama sağ olsun bir hanımefendi geldi, uzakta bir oda verdi. Yalnız verilen odanın karşısında (restoranın orada) havalandırma cihazları 7/24 çalışıyordu ve gürültü ta odaya geliyordu. Periyodik aralıklarla devri yükseliyordu. 7/24 bu gürültü insanı çileden çıkarıyordu. Ne balkonu kullanabildik ne de pencereyi açabildik. `İstanbul`’daki gürültüden kaçtım ama evimden daha gürültülü bir otele geldim ki elçideki beyefendilere de otelinizdeki çalışanlara da özellikle belirttim, peynir, ekmek ver sorun olmaz ama sessiz bir oda ver diye. Ama dinlemiyorlar. Ya da işleri çok, yorgunlar, algılayamıyorlar. Ek olarak çocuklu bir aile için verilen oda da küçüktü, adım atacak yer kalmadı beşiği de koyunca. 3-4 çeşit tatlı yapılıyor. 2-3 gün aynı tatlılar şekilleri değiştirilip servis ediliyor. Yenmeyince üst üste koyup üzerine kremşanti, vs. ekleyip yaş pasta diye servis ediliyor. Günlerce üstü açık olan ürünler üzerinde kim bilir ne kadar bakteri birikmiştir. Hem İslami otel olarak lanse ediliyorsunuz ama bu konudaki hadisleri bile uygulayamıyorsunuz. Biz sizden çeşit çeşit tatlı istemiyoruz. Bir sürü para boşa gitti. Malzeme son derece kötü kullanıldı, hem size hem de bize zarar oldu. Üstelik yapılan hiç etik değil. 2 çeşit kalitelisinden ikram edilip. Misafir sayısı az olduğu için bu şekilde oldu denilse idi inanın herkes karlı çıkardı, misafirler de memnun olurdu. Odaların temizliğinin alelade yapıldığı ortadaydı. Bazı otellerde temizlikten görevli personel, temiz havası vermek için etrafa deterjan kokusu yayar. Mavi Marmara’da bu bile yoktu. Bence bu konuda çalışanlar kadar yöneticiler de sorumlu olabilir, ya aşırı yükte çalıştırılıyorlar veya neden denetlenmiyordu. Ek olarak neden odalara su verilmiyor? Diğer otellerde su dağıtılıyor. Kahvaltıdaki domatesler, salatalıklar yıkanmıyordu, üzerlerinde hep çamur ve siyah kalıntılar oluyordu. Bir-iki kez olsa neyse, sürekli aynı kirlilikle karşılaşıyorduk. Kendim yıkıyordum. Balın içinde metal kaşık konuluyordu. Bal metal ile servis edilmez, bala metal dokundurulmaz. 2-3 günlük patates kızartması servis ediliyordu. Sert, kayış gibi. İkram etmeseler daha iyi olurdu. Suriyeli mülteciler kapıma açım diye dayansalar o patatesi ikram etmeye haya ederim. Diğer konular ise; Bayanlar için alternatifler çok az. Bayan bayana da olsa havuza bikini ile giriliyormuş. Bu dinen uygun değildir. Ayeti hadisi araştırabilirsiniz. Alkollü ve açık saçık giyinenlerin otelleri ile dip dibe olduğundan kumsal, vs. kullanmak içine sinmiyor, etrafta tesettüre uygun giyinmeyen çok insan oluyor. Alaturka WC olmaması, batı icadı bu alafranga WC’ler toplu kullanımlarda hijyenik değildir.