10 arkadaşımla birlikte 2016'ya içinde girdiğimiz bu güzel konağı ve sahiplerini yazmak lazım. Hacı Şakirler Konağı, babaannesinin, dedesinin evini ve oraya ait anılarını özleyenler için mükemmel bir seçim. Mimari olarak tamamen eski dokusu korunmuş, duvarlarında, kenarında, köşesinde geçmişe dair çokça izler taşıyan sıcacık bir ortam. Benim gibi iç avlu severler için de odalarımızın olduğu ek binadan konağa geçişler ve o arada sadık dostumuz Şila ile oynaşmalar ayrı bir keyifti. Odalarımız gayet temiz ve gece -18 derecelere kadar düşen sıcaklıkta da sıcacıktı. Konak sahipleri Mehmet abi ve Fatoş abla hoş sohbetleri, duruşları, doğaya, insana ve hayvana olan sevgileri ile de ayrıca sevdiriyorlar kendilerini. Fatoş ablanın müthiş yemekleri ile de ekip tamamlanıyor ve dört dörtlük bir yer oluyor Hacı Şakirler Konağı. Özellikle kaşık sapı (kıtır kıtır kurutulmuş süzme yoğurt taneleri, gezdirilmiş bir çeşit erişte - keşli erişte olarak da karşılaşabilirsiniz) kesinlikle tekrar yemek için uğruna `İstanbul`'dan kalkıp `Mudurnu`'ya gidebileceğim bir lezzet. Tamamı anne eli değmiş gibi, hatta Fatoş abla çok canınızın istediği bir şey olursa onu da minik bir sürprizle akşam yemeğinde önünüze getirebiliyor. Giderseniz eğer sobaya patateslerinizi atın ve onlar fırında kızarırken siz de karşısındaki sedirde kitabınızın tadını çıkarın. Huzur oracıkta. :)