Neresinden tutsanız elinizde kalacak bir otel.Temizlik yok. Yani bildiğiniz yok. Hani geldik, her gün odamız temizlenecek filan diye bekliyorsanız çok beklersiniz. Odaya geldiğimizde havlu yoktu havlu. El havlusu yoktu, istedik. Bornoz geldi. Eyvallah. Ona da ihtiyacımız var dedik. Nemliydi. Üzerinde minik lekeler vardı. Odalarda terlik yok. Bir tane tuvalet terliği var. Kim denk gelirse o giyiyor herhalde. Mantar kapma ihtimaliniz yüzde doksan.Yemekler çok kötü. Lezzet sıfır, çeşit yok. Malzemeler inanılmaz kalitesiz. Kaçıncı sınıf markaları kullanıyorlar bilmiyorum. Hiçbir şey yiyemedik. İğrendik.Otelin her yeri eskimiş. Dökülüyor. Duvarlar boyanmamış. Mobilyalar nenemin gençliğinden. Odalarda klima filan yok ha, beklentiye girmeyin. Bir adet 37 ekran tv var, açmaya tenezzül etmedik. Minibar var, elbetteki içi boş. Bir küvet var banyoda, içine girmeye korkarsınız. Kabir mübarek. Saç kurutma makinası sinbo, sabrederseniz bir buçuk saatte saçınızın nemini alırsınız. Bu arada banyoda tuvalet kağıdı var, bence bu düzeyde bir otel için bir başarı. Ha bir de internet var, aşırı şaşırdık. Belki bir şarkıyı yarım saatte ancak yüklüyor ama olsun: İNTERNET VAR.Çalışanlar iyi niyetli bu arada, onlardan bir kötülük görmedik. Adamcağızlar bu bataklıkta yaşam mücadelesi veriyor, destekçileriyiz.Daha yazardım da bu kadarı yeter. Ezcümle şunu demek istiyorum: yaptığınız işi ne kadar iyi yaptığınız sizin kendinize duyduğunuz saygı ile alakalıdır. Para kazandığınız bir yer var, onurlu işletmecilik bunun karşılığınızı vermenizi gerektirir. Kalite iyi bir şeydir. Hayır çok ucuz bir yer de değilsiniz. Kaldı ki ucuz olsanız da kaliteli olabilirsiniz. Sadece lüks olmazsınız. Bu kadarı sizin müşterinize değil kendinize saygınız olmadığını gösterir. Çok acı.