İzmir, Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri ve Ege Bölgesi'nin gözdesi. Şehir, tarih, doğa ve kültürel miras açısından büyük bir zenginliğe sahip. Tarihi M.Ö. 3000'lere kadar uzanan güzel İzmir, aynı zamanda Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri. İzmir'e bir seyahat planlıyorsanız ve İzmir'deki ilgi çekici yerleri ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, bu rehber tam size göre.
İzmir gezinizi planlarken ilk iş ulaşımla ilgili karar vermek olacaktır diye düşünerek bildiklerimizi sizinle paylaşmak istiyoruz. Eğer İzmir'e özel araçla gidecekseniz İstanbul-İzmir Otoyol ücretlerine göz atmanızda fayda var. İzmir Adnan Menderes Havalimanı da şehre kolay ulaşım sağlaması, İzmir Metrosu İzban'a ulaşım kolaylığı açısından tercih edilen bir ulaşım noktası. Özellikle Eskişehir ve Ankara'daki öğrenciler için ulaşım önerimiz Ege Ekspresi olur. Hem bilet fiyatları daha uygun hem de bu tren, yol boyunca yolcularına çok güzel manzaralar sunuyor. İzmir'e Türkiye'nin her yerinden otobüsle ulaşmak mümkün. İzmir Otogarı İzotaş İzmir'in Bornova ilçesinde bulunuyor, şehrin her noktasına giden otobüs ve yolcu servisleri ile gideceğiniz yere kolayca ulaşabilirsiniz. İzmir, ister özel araçla ister toplu taşımayla ulaşım konusunda zorluk çekmeyeceğiniz bir şehir. İzmir'in Çeşme, Şirince gibi beldelerine yolculuk etmeyi düşünüyorsanız özel araç kullanmak sizi rahat ettirecektir. Bunun için İzmir'e kadar özel araçla gitmek yerine İzmir'den araç kiralama seçeneğini de değerlendirmek isterseniz Araç Kiralama Rehberimize göz atabilirsiniz.
İzmir seyahatinizi planlanamanıza yardımcı olacak İzmir otel ve konaklama bilgilerini de paylaşmadan geçmeyelim. İzmir Otelleri listemizde binden fazla otel listeliyoruz ve her bir otel için hem acenta fiyatlarını hem de otellerin kendi fiyat tarifelerini listemizden inceleyip fiyatları karşılaştırabilirsiniz.
İzmir, Ege Mutfağı'nın geleneksel lezzetlerini yöresel tatlarla sunan bir çok restorana ev sahipliği yapıyor. Sadece İzmir Merkez'de değil Urla, Alaçatı, Seferihisar, Tire gibi İzmir'in meşhur beldeleri de özel mutfaklarıyla turistleri memnun ediyor. İzmirliler geleneksel lezzetlerine sahip çıkma konusunda oldukça başarılılar. Mutfaklarını tanıtmak için bir çok festival ve etkinlik düzenliyorlar. İzmir'in sokak lezzetleri ve geleneksel mutfağından örnekleri derlediğimiz İzmir'de Ne Yenir? yazımıza göz atabilirsiniz.
İzmir Akdeniz şehirlerine mahsus bir sevecenlikle yılın 300 günü güneşli karşılıyor misafirlerini. Hem iş merkezlerinin çokluğu, uluslararası ticarete açık büyük limanı ve nüfus yoğunluğuyla bir metropol, hem de kıyı ilçe ve beldeleriyle bir tatil şehri olarak farklı bir anlam taşıyor. Şehirde nüfusun en çok arttığı dönemler iç – dış turizmin en yoğunlaştığı yaz ayları. Birçok farklı rotada Mavi Bayraklı plaja sahip şehirde deniz sezonu nisan ayının ortasında açılıyor, ekim sonuna kadar da devam ediyor. Şehirden en büyük beklentiniz güneşin en yakıcı, deniz suyunun en sıcak olduğu zamanlarda maviyle buluşmak ise önereceğimiz ay ağustos. Rüzgar sörfüyle ünlü Çeşme’de ise aradığınız o rüzgarı tüm yaz sezonu boyunca bulabiliyorsunuz. Şehri ve şehrin ganimeti tarihi eserleri sıcaktan bunalmadan gezmek istiyorsanız seyahatinizi ilkbahar aylarına planlayabilir ya da yazları akşamüstü vakitlerinde gidebilirsiniz.
Şehrin en önemli kültür – ticaret etkinliklerinden olan İzmir Enternasyonal Fuarı her yıl ağustos sonu – eylül başlarında kapılarını açıyor. Ayrıca yıl boyunca hem şehir hem de ilçelerde düzenlenen festivaller de büyük ilgi görüyor.
İzmir’de yapacağınız otel seçimlerinin şehre hangi amaçla geldiğinizle direkt ilgisi var. Şehre geliş amacınız sıcak iklimin ve deniz – güneş – kumun tadını çıkaracağınız, tarihi anıtları gezeceğiniz bir yaz tatiliyse kıyı beldelerindeki İzmir otellerini inceleyebilirsiniz. Şehir merkezindeki iş ve kültür gezileri için ulaşım ağının daha geniş, daha alternatifli olduğu meydan/cadde lokasyonlarındaki oteller arasından seçim yapmanızı öneririz.
Sığacık İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı ve misler gibi deniz kokan bir mahalle. Seferihisar da sakin ve telaşsız haliyle ülkemizin ilk "Cittaslow" şehri. İzmir’den beklentiniz maviyle ve huzurla buluşmak ise Sığacık’taki Kalyon Otel de düşlediğiniz o tatil keyfini bulabiliyorsunuz. Sığacık’ın Kaleiçi mevkiinde konumlanan Kalyon Otel’in hepsi özenle hazırlanmış 7 odası bulunuyor. Aile sıcaklığında butik bir işletme olan Kalyon Otel "Oda - kahvaltı" konseptinde çalışıyor. Otelin kuş sesleriyle dinlendiren bir bahçesi, 850 metre uzağında da maviliğiyle büyüleyen Akkum Plajı var. Kalyon Otel’den Teos Antik Kenti'ne yürüyerek 10 dakikada gidebiliyorsunuz.
Kalyon Otel hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir’in göbeğinde ve her yere kolay gidebileceğiniz bir konaklama planlıyorsanız, şehrin bol nostaljili Basmane bölgesini ve bölgede en tercih edilen otellerden biri olan Hotel Baylan’ı seçebilirsiniz. 30 odası ve 57 yatak kapasitesiyle hizmet veren otelin birçok bölümü 2020 yılında yenilenmiş. Ayrıca misafirler için ayrılmış özel bir otoparkı da var. Hotel Baylan metroya ve Basmane Tren Garı’na 150, enternasyonal fuar alanına 400 metre uzaklıkta. Ayrıca şehrin gözbebeği Kemeraltı ve Agora’ya da yürüyerek gidebiliyorsunuz.
Hotel Baylan Basmane hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir şehir merkezine yakın mesafedeki Üstün Hotel’in balayı çiftlerine özel hazırlanmış odalar da dahil olmak üzere toplam 30 odası var. İzmir Limanı’na ve enternasyonal fuar alanına yakın konumdaki otelden şehrin simgesi Saat Kulesi’ne, İzmir Arkeoloji Müzesi’ne, Konak Meydanı’na ve Kadifekale’ye kolay ulaşabiliyorsunuz. Otel İzmir Otogarı’na 7 km, Adnan Menderes Havalimanı’na da 27 km uzaklıkta.
Üstün Hotel Alsancak hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Eski evlerin nostaljisini seviyorsanız 150 yıllık iki Rum evinin restore edilmesiyle oluşan Beyevi Alaçatı Butik Otel aradığınız o otel olabilir. Otelin hepsi birbirinden konforlu 15 odası arasında klasik, delüks, kral odalardan birini tercih edebilirsiniz. Beyevi Butik Otel’de bölgede üretilen şarapları tadabileceğiniz, nefis Ege mezeleriyle donatılmış sofralara oturabileceğiniz bir bahçe restoranı ve açık – kapalı havuzlar da bulunuyor. Üstelik Alaçatı’nın merkezine ve su parklarına da yürüyerek 10 dakikada ulaşabiliyorsunuz.
Beyevi Alaçatı Butik Oteli hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.
Foça İzmir’in en sevilen yerlerinden biri. Atmosferinde huzur, yakınında deniz olan bir konaklama vadeden Marina Boutique Hotel de Yeni Foça’da denize sadece 20 metre mesafede konumlanıyor. Butik tarzda hizmet veren otel Ege’nin gönül çelen taş evlerinden biri olup, misafirine kendini özel hissettiren 5 konforlu oda ve büyük bir bahçeden oluşuyor. "Oda –kahvaltı" konseptinde hizmet veren otelden limana yürüyerek 10 dakikada ulaşabiliyorsunuz.
Marina Boutique Hotel Foça hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Urla İskele Mahallesi’nde konumlanan Maison Vourla Hotel birbirinden şık 20 odasıyla "Oda – kahvaltı" konseptinde hizmet veriyor. Bir aile işletmesi olan ve misafirlerini de aile sıcaklığıyla karşılayan otel, İzmir’in merkezine 30, Adnan Menderes Havalimanı’na 50 km uzaklıkta konumlanıyor. Otelin otoban ulaşımı çok kolay, ayrıca Urla’nın merkezinde olması da avantajlı.
Maison Vourla Hotel hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir denilince akla ilk gelenlerden biri de çağlar öncesinin ihtişamını sergileyen Efes Antik Kenti. Bu güzelliğe yakın konaklamak ve konaklarken de otantik bir köy dokusu deneyimlemek isterseniz, Mayaların kehanetlerinde adı geçen Şirince Köyü de tam size göre. Selçuk ilçesine bağlı bu köyde konumlanan Selanik Pansiyon özgün mimarisi, zeytin ağaçlarıyla çevrelenmiş bahçesi ve etkileyici oda dekorasyonlarıyla size farklı bir tatil deneyimi sunuyor. Hemen yanından kalkan dolmuşlarla ulaşım kolaylığı da sağlayan pansiyonun sadece 4 odası var.
Selanik Pansiyon Şirince hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Ege’nin başkenti kabul edilen İzmir’e havayolu, karayolu, denizyolu ve demiryolu ile Türkiye’nin her yerinden zengin bir ulaşım ağıyla ulaşım mümkün. Zaman planlamanız ve bütçenize bağlı olarak değerlendirebileceğiniz ulaşım kanalları ise şöyle;
İzmir’e her şehirden otobüs kalkıyor. Şehre otobüsle geldiğinizde ineceğiniz son durak Bornova Şehirlerarası Otobüs Terminali oluyor. Terminalde indikten sonra otobüs firmalarının servisleri, taksi, kiralık araç, belediye otobüsleri ve metroyu kullanarak gitmek istediğiniz yerlere kolayca ulaşabiliyorsunuz. Ankara’dan İzmir’e otobüs yolculuğu 8 saat, İstanbul’dan İzmir’e otobüs yolculuğu ise yaklaşık 5,5 saat sürüyor.
Ayrıca 54 no’lu Kemer, 555 no’lu Halkapınar, 204 – 505 no’lu Bornova Merkez Metro, 277 no’lu Buca Tınaztepe ve 302 no’lu Konak aktarma istasyonu otobüsleriyle de şehir içindeki noktalara gidebiliyorsunuz.
Ülkemizde havayolu ulaşımının en yoğun olduğu yerler arasında başı çeken İzmir’e hem yurt içinden hem de dünyanın birçok şehrinden direkt uçuş düzenleniyor. Ülkemizden THY, Anadolujet, Pegasus ve Sunexpress firmaları sık aralıklarla İzmir’e sefer yapıyor. Uçak biletlerinde kampanyaları takip ederek ve biletinizi erkenden alarak İzmir yolculuğunuzu daha ekonomik kılabilirsiniz. Ülkemizin 3 büyük şehri arasındaki İstanbul’dan İzmir’e 1 saat 10 dakikada, Ankara’dan İzmir’e 1 saat 15 dakikalık sürelerde uçabiliyorsunuz. Şehrin tek havalimanı Gaziemir ilçesindeki Adnan Menderes Havalimanı. Havalimanı ulaşımı ise belediye otobüsleri, İZBAN raylı sistem hattı, Metro ve Havaş otobüsleriyle sağlanıyor. Otobüslerde basılan elektronik kartta ulaşım ücreti havalimanı tarifesi üzerinden ve Bilet35’le 2 kontör olarak; İZBAN raylı sistemde ise gidilen durak sayısına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan şehir içine transferlerde ise;
Havalimanından şehir merkezine kalkan belediye otobüsleri:
202 no’lu hat rotası ile Gaziemir – Çevre Yolu - Mustafa Kemal Sahil Bulvarı– Konak - Cumhuriyet Meydanı yakınlarındaki Gazi Osmanpaşa Bulvarı,
200 no’lu hat rotası ile Karşıyaka üzerinden Mavişehir Aktarma Merkezi,
204 no’lu hat rotası ile Adnan Menderes Havalimanı – Otogar – Bornova Merkez Metro İstasyonu
yönüne gidebilirsiniz.
Metro ve İZBAN Hattı:
Şehrin Hilal – Halkapınar ya da Alsancak transfer istasyonlarından birinde inip banliyö hattında güney istikametini seçerek havalimanı durağında inebilirsiniz.
Havaş:
Adnan Menderes Havalimanı Havaş seferleri 45 – 60 dakika aralığında yapılıyor. Çeşme, Alaçatı, Urla, Karşıyaka, Alsancak, Mavişehir, Gaziemir, Bostanlı, Basmane, Bayraklı bölgelerine Havaş ile gidebiliyorsunuz.
İzmir treninin adı Mavi Tren ve bu hat Ankara – Kütahya – Eskişehir – Balıkesir – Manisa – İzmir rotasında ilerliyor. Bu hatla Ankara – İzmir arasındaki yolculuk süresi ise 14 saat. Yolculuk İzmir Basmane Garı’nda son buluyor.
İzmir’e özel araç ile gitmek isterseniz hareket yeriniz - süre – ücret açısından birbirinden farklı 4 otoyol mevcut. Bu alternatifler şöyle;
Her mevsimi ayrı güzel İzmir’e ayıracağınız vakit tümüyle oluşturduğunuz gezi rotasına ve geliş zamanınıza bağlı. Büyükşehir olmasının yanında Ege’nin sanat-kültür anlamında da en gelişmiş kenti olan İzmir, sahil şeridindeki tatil beldeleri, dağ köyleri ve ışıltılı merkeziyle farklı farklı rotalar sunuyor. İçinde gezerken yorulacağınız devasa antik kentler, antik kentlerin buluntularıyla en az yarım gün gezseniz de bitiremeyeceğiniz müzeler, hareketli caddeler, restoranlarla çevrelenmiş sahil yolları, parkları ve fuarıyla İzmir gezilecek yerler en az bir aylık bir keşfi hak ediyor. İzmir gezinizi birbirine çok da uzak olmayan rotaları birleştirerek planlayabilir, böylelikle hem zamanınızı daha değerli hem de gezinizi daha keyifli kılabilirsiniz.
İzmir’in ulaşım altyapısı zamandan tasarruf sağlayacak kadar hızlı, kolayca ulaşabileceğiniz kadar da çeşitli ve yaygın. Ulaşımda metro, tramvay veya vapur kullanmayacaksanız İzmir trafiğinin diğer büyükşehirler gibi yoğun olduğunun ve büyük meydanlarda / caddelerde park sorunu yaşayabileceğinizin de altını çizelim.
İzmir Büyükşehir bünyesinde çalışan ESHOT otobüsleri kent içinde ve ilçe belediyeler arasında sefer düzenliyor. İzmir merkezine uzak ilçelere bile belediye otobüsleriyle gidebiliyorsunuz.
İzmir metrosu 17 istasyon ile hizmet veriyor. Bu istasyonlar sırasıyla şöyle; F. Altay – Poligon – Göztepe – İzmir Spor – Hatay – Üçyol – Konak – Çankaya – Basmane – Hilal – Halkapınar – Stadyum – Sanayi – Bölge – Bornova – Ege Üniversitesi – Evka 3
Metro 06:00 00:20 saatleri arasında hizmet veriyor. Sefer aralıkları ise 5 dakika ile 3,5 dakika arasında değişiyor.
Bornova – Halkapınar / Hatay – Üçyol / Evka 3 istasyonlarından ESHOT otobüs ve İZBAN Banliyö hattına,
Konak İstasyonundan ESHOT otobüs, vapur ve tramvaya,
F. Altay İstasyonundan ise ESHOT otobüs ve tramvaya bağlanabiliyorsunuz.
İzmir metrosunda her istasyon yürüyen merdivenli ve tekerlekli sandalye, asansör, görme engelli destek sistemi ile engelli yolcu kullanımına da uygun.
İZBAN, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD ortaklığıyla kurulmuş şehir içi raylı sistem. İzmir’in güneyindeki Selçuk ile kuzeyindeki Aliağa arasında sefer yapan 136 kilometrelik İZBAN hattında 41 istasyon bulunuyor. Hilal ve Halkapınar İZBAN’ın metro ile kesişme noktası, buradan metroya aktarma yaparak Bornova ve Konak’a gidebiliyorsunuz. Alsancak Gar’dan geliş ve gidiş yönündeki banliyö hatlarına erişebiliyorsunuz.
Karşıyaka – Mavişehir arasında ulaşım sağlayan tramvay hattıyla; Bu hattın Halkapınar – Alsancak Gar – Konak – F. Altay duraklarında inip, metro ve banliyö hatlarına geçebiliyorsunuz. Karşıyaka İskelesi ve Bostanlı İskelesi’nin yakınlarında da tramvay durakları var ve vapur yolculuğu sonrasında da tramvayla ilerleyebiliyorsunuz.
Karşıyaka – Bostanlı sahilinde Ataşehir – Çevre Yolu – Mavişehir – M.K. Atatürk Spor Salonu - Bilim Müzesi - Atakent – Selçuk Yaşar - Vilayet Evi – Çarşı – Bostanlı – Yunuslar – Nikah Sarayı – Karşıyaka - Alaybey hattındaki tramvay 8 dakika arayla hareket ediyor. Bu hattın ilk durağı ile son durağı arasındaki seyahat 33 dakika sürüyor.
Konak Tramvay hattı: Şehirlerarası otobüs terminaline yakın olan bu hat metro ve ESHOT otobüslerine aktarma yapabileceğiniz Halkapınar ile Urla, Karaburun, Seferihisar, Çeşme semt garajı yakınlarındaki F. Altay (Üçkuyular) hattı arasında çalışıyor. Hattın tüm durakları ise şöyle; Halkapınar – Üniversite – Havagazı – Alsancak Stadyum – Alsancak Gar – Atatürk Spor Salonu – Hocazade Camii – Kültürpark Atatürk Lisesi – Gazi Bulvarı – Konak İskele – Karataş – Karantina – Köprü – Sadık Bey – Göztepe – Güzelyalı – AASSM – Üçkuyular – Fahrettin Altay. Konak tramvay hattı kış döneminde 6 dakika, yaz sezonunda ve cumartesi günlerinde 7 dakika, pazar günleri ise 10 dakika arayla sefer yapıyor. Bu hattın ilk durağı ile son durağı arasındaki seyahat ise 45 dakika sürüyor.
İzmir Körfezi’nde deniz ulaşımı: İzmir’de vapurlar Bostanlı – Karşıyaka – Alsancak – Pasaport – Konak – Karantina – Göztepe ve Üçkuyular iskeleleri arasında günlük seferler yapıyor.
İzmir dış körfezde Güzelbahçe – Urla – Mordoğan – Foça arasındaki deniz seferleri ise sadece yaz dönemlerinde yapılıyor.
Üçkuyular – Bostanlı iskeleleri arasında sefer yapan arabalı vapurlarla İzmir trafiğine girmeden bir yakadan diğerine 25 dakikada ulaşabiliyorsunuz.
Deniz ulaşımında İzmirimkart geçerli, arabalı vapur geçişlerinde nakit ödeme de olabiliyor.
İzmir’in bisiklet kiralama sistemi BİSİM Sahilevleri – Kuş Cenneti arasındaki kıyı şeridi boyunca hizmet veriyor. Bu hat üzerindeki kiralama ve park noktalarıyla bol oksijenli ve deniz kokan bir ulaşım gerçekleştirebiliyorsunuz. Bisiklet kiralamak için kredi kartı ve İzmirimkart kullanabiliyorsunuz.
İzmir’de bu ulaşım araçlarına ek olarak dolmuş, minibüs ve taksilerle de ulaşım sağlayabilirsiniz.
Gece Metro: F. Altay – Evka3 hattında cuma - cumartesi günlerinde 00:30 – 00:40 – 01:00 saatlerinde karşılıklı seferler düzenleniyor.
Gece Tramvay: Karşıyaka Tramvayı Alaybey – Bostanlı hattında çarşamba, cuma, cumartesi günlerinde 00:45 – 01:45 – 02:45 saatlerinde tek taraflı seferler düzenleniyor.
Konak Tramvayı F. Altay – Halkapınar hattında cuma, cumartesi günlerinde 00:30 – 00:45 saatlerinde karşılıklı seferler düzenleniyor.
Gece Otobüs: 910 (Gaziemir – Konak), 920 (Çiğli – Konak), 930 (Bornova – Konak), 940 (Buca – Konak), 950 (Narlıdere – Konak), 200 (Mavişehir), 202 (Cumhuriyet), 204 (Bornova - Havalimanı) otobüsleri geceleri sefer düzenliyor.
Gece Vapur: Karşıyaka İskelesi – Alsancak İskelesi arasında çarşamba, cuma, cumartesi günlerinde 23:45 – 00:45 saatlerinde, Alsancak İskelesi – Karşıyaka İskelesi arasında ise 00:05 – 01:05 saatlerinde baykuş seferler yapıyor.
İzmir’i kısacık bir hafta sonu tatiline sığdırmak için planlar yapıyor ve İzmir gezilecek yerler arasında bir rota çizmeye çalışıyorsanız, şehrin gerçek keşfi için çok daha uzun bir zaman gerektiğinin altını tekrar çizelim. Deniziyle, kumuyla, güneşiyle, tarihiyle, eğlencesiyle, kültür merkezleri, parkları bahçeleri ve nicesiyle şehir küçücük zaman dilimlerine sığmıyor taşıyor. Kısıtlı vakitleri kapsayan şehir gezilerinde en çok nereyi görmek istiyorsanız tüm rotayı bu noktaya göre oluşturmanız en sağlıklısı. Tabii mevsimin sunduğu konforları da değerlendirmek lazım. İzmir’e yaz mevsiminde geliyorsanız Ege’de yıkanıp kulaç atmadan, Akdeniz güneşiyle bronzlaşmadan dönmek olmaz. Ama size sunacağımız hafta sonu gezi planı hangi mevsim gelirseniz gelin geçerli. Buyurun kısa bir İzmir fragmanına;
İlk günü İzmir’in merkezini gezmek için ayırın. Bu rota için araçlı olmanız da şart değil, en hızlı ulaşım aracı olan metronun meydan duraklarında inerek, vapur ve tramvayla da ulaşım sağlayabilirsiniz. Araçlardan indikten sonra merkezi noktaları birbiriyle birleştirmek için yürümek gerekiyor. Zaten bir şehri anlamanın ve tanımanın yolu da sokaklarında yürümekten geçiyor. İzmir merkez gezinizde "Mutlaka görün" diyeceğimiz yerler ise: İzmir Saat Kulesi, Kemeraltı Çarşısı, Kızlarağası Hanı, Abacıoğlu Hanı, Smyrna Antik Kenti, İzmir Arkeoloji Müzesi, İzmir Etnografya Müzesi, Hisar Camii, Dario Moreno Sokağı, Tarihi Asansör, Kadifekale, Kültürpark, Balçova Teleferik, Radyo ve Demokrasi Müzesi, Kordon, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Karşıyaka. Tabii bu rotanın hepsini tek bir güne sığdırmanız şart değil. İzmir gezilecek yerler yazımızda bu noktalara nasıl ulaşabileceğinizi de anlattık. En çok görmek istediklerini listeleyip mesafe aralığına göre sıraya koyabilirsiniz.
İzmir’deki 2. güne biraz tarih biraz köy havası ve birazda deniz serpiştirdik. Mevsim yazsa ve hava da çok sıcaksa önceliğiniz mutlaka deniz olacaktır, biliyoruz. Ama madem İzmir’e geldiniz, Efes Antik Kenti’nin ihtişamını görmeden, Meryem Ana Evi’ne uğramadan dönmeyin. Hazır Selçuk’a gelmişken Mayaların hatırlara kazıdığı ve "Kıyamet buraya uğramayacak." dediği Şirince Köyü de güzergahın çok yakınlarında. Ama tercihiniz aynı zamanda denize girebileceğiniz İzmir ilçelerinden yana olacaksa Urla, Foça, Seferihisar da muhteşem kumsalları ve hala doğal kalmış kasaba havasıyla sizi bekliyor. Seyahatiniz denize girebileceğiniz bir dönemi kapsıyorsa İzmir’deki ikinci gün için bir diğer alternatifiniz de Çeşme olabilir. Alaçatı sokaklarında yürüyüp taş evler arasında bol bol fotoğraf çektirebilir, gurme restoranlarında nefis Ege lezzetleri tadabilirsiniz.
Adnan Menderes Havalimanı İzmir’in merkezine ortalama 17 km, Bornova’ya 30 km, İzmir Limanı’na da 24 km uzaklıkta. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indiğinizde şehir içine transferler için Havaş’ı, metroyu, İZBAN ve 200, 202, 204 no’lu belediye otobüslerini kullanabilirsiniz. Uçuşunuz öncesi online bir rezervasyonla havalimanı transferinizi ayarlayabilir, biniş noktası belirleyebilirsiniz. Transfer araçları havalimanının iç hatlar ve dış hatlar kapılarının hemen önündeki bekleme noktalarına geliyor. Araç seçenekleri ise konforlu sedan araçlardan, lüks minivan ve minibüslere kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Havalimanı transferleriyle sadece İzmir’in merkezine değil, Bergama, Selçuk, Çeşme gibi destinasyonlara da gidebiliyorsunuz.
İzmir’e özel ve en simgesel yapılardan olan İzmir Tarihi Asansör, 1907 yılında Musevi işadamı Nesim Levi tarafından yaptırılmış. Levi’nin asansörü yaptırma amacı ise 155 basamaklı bir merdivenle birbirine bağlanan iki cadde arasındaki ulaşımı kolaylaştırmaktır. Bu yapı günümüzde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bir kültür ve dinlenme tesisi olarak kullanılıyor. Asansör kulesi 3 katlı olup 2 asansörden oluşuyor ve Şehit Nihatbey Caddesi ile Mithatpaşa Caddesi arasında konumlanıyor. Asansörün en üst katındaki kafeteryadan İzmir’in panoramik manzarasını izleyebiliyorsunuz.
Tarihi Asansör İzmir’in Konak ilçesinin Karataş semtinde, ulaşım ise tramvay ve otobüslerle oldukça kolay. Halkapınar – Fahrettin Altay tramvayına binip Karataş durağında indiğinizde ya da Konak’tan Fahrettin Altay yönünde giden otobüslere binip Asansör durağında indiğinizde bu yüksek kuleyi hemen göreceksiniz.
İzmir Tarihi Asansör’e giderken geçeceğiniz Dario Moreno Sokağı da tıpkı asansör gibi tarihi. Önerimiz asansörde çayınızı kahvenizi yudumlayıp kuşbakışı bir İzmir manzarası izledikten sonra bu sokağın güzelliklerini de keşfetmeniz.
İzmir Tarihi Asansör hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir’in en sevimli ve en sanatsal sokakları arasında başı çeken Dario Moreno Sokağı ismini Musevi asıllı Türk müzisyen Dario Moreno’dan alıyor. Arnavut kaldırımlı bu küçük sokak her iki yanındaki Rum evleri, sanat atölyeleri ve renkli kafeleriyle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. Konak ilçesinde bulunan sokağın girişinde biri Dario Moreno’ya diğeri Enrico Macias’a ait iki İzmirli sanatçının heykeli, sokağın sonunda ise şehrin olmazsa olmaz turistik rotalarından olan İzmir Tarihi Asansör sizi bekliyor.
Dario Moreno Sokağı’na aracınızla ya da tramvay ve otobüslerle kolayca ulaşabiliyorsunuz. Halkapınar – Fahrettin Altay tramvayına binip Karataş durağında indiğinizde ya da Konak’tan Fahrettin Altay yönünde giden otobüslere binip ‘Asansör’ durağında indiğinizde kısa bir yürüyüşle sokağa varıyorsunuz.
Sokakta yürürken Dario Moreno şarkıları duyabilir ve sokak konserlerine denk gelebilirsiniz. Bahar zamanlarında ve yaz akşamlarında cıvıl cıvıl olan sokak, kafe buluşmaları için de ideal.
Dario Moreno Sokağı Asansör hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Trafiğe kapalı ve gerçekten de insanın içini ısıtacak kadar da huzurlu bir sokak Alsancak Sevgi Yolu. Bu yol İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2011 yılında restore edilerek halka açılmış. İki yanı palmiye ağaçlarıyla çevrelenmiş Sevgi Yolu ikinci el dahil her türlü okul kitabını satan kitapçıları ve takı – hediyelik eşya tezgahlarıyla bir kültür dinlencesi. Yolda ilerlerken tıpkı Hollywood caddelerindeki gibi yerlere çizilmiş yıldızlar görüyor ve çoğu Yeşilçam’dan seçilmiş eski artistleri anıyorsunuz. Sokak akşam 20:00’a kadar açık.
Sevgi Yolu’na İzmir’in hemen hemen her yerinden metro ve otobüsle ulaşabiliyorsunuz. Metro aracılığıyla Çankaya durağında inip İzmir Hilton Oteli’ne doğru yürüdüğünüzde ya da Pasaport İskelesi’nde inip çok az yürüdüğünüzde sokağa gidebiliyorsunuz. Ulaşım için otobüsü tercih ederseniz İZBAN Alsancak durağında inmeniz gerekiyor. Sevgi Yolu’nun önünden Çocuk Hastanesi’ne giden otobüsler de geçiyor. Park yeri bulma zorluğu açısından özel araçla ulaşımı önermiyoruz.
Sevgi Yolu’nun kendine has bir havası var. Buradan sevdikleriniz için küçük İzmir hatıraları da alabilir, kitapları incelerken esnafla sohbet edebilirsiniz.
Alsancak Sevgi Yolu hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Konak ilçesinde konumlanan Basmane’nin en ünlü yeri elbette ki 1866 yılında açılan Tarihi Tren Garı. Ama semt içine girince sinagoglar, kiliseler, camiler, surlar ve kortejolarıyla adeta bir görsel şölen yaşatıyor. Bir zaman tünelindeymiş gibi hissettiren semt ismini bir zamanlar buranın sakini olan Ermenilerin kurduğu matbaadan alıyor. Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın doğduğu konağın da bulunduğu semt eski zamanlarda prestijli sinemalarıyla da çok ünlüymüş. Yeşilçam’ın premierleri burada yapılır, ünlü yıldızlar da bu premierlere konuk olarak gelirmiş. Günümüzdeki Basmane ise sanat galerileri, restoranları, kafeleri, restore edilmiş evleriyle nostalji yaşatıp eskiyi hatırlatıyor. Basmane Otelleri'yle de çok popüler.
Basmane’ye İzmir metrosunun Fahrettin Altay – Evka 3 yönünde çalışan M1 hattıyla ve 302 no’lu Konak otobüsüne binerek ulaşabilirsiniz.
Basmane’deki tarihi yapıları ve gezmek ve fotoğraflamak için en az 3 saatini ayırın diyoruz. Basmane Tarihi Asansör ve Kemeraltı’na çok yakın, isterseniz bu bölgeyi aynı gün içinde de gezebilirsiniz.
Basmane hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Tarihi Agora’nın hemen yanında konumlanan Kemeraltı, Hisar Camii ile Başdurak Camii arasında kalan bölgenin genel adı. Burası aynı zamanda bir iç liman bölgesi olup, 1650 – 1670 yılları arasında denizin doldurulmasıyla oluşmuş. Kemeraltı Çarşısı ise sadece bulunduğu bölgenin değil, İzmir’in de en eski, en büyük çarşısı. Sayısı 15 bini aşan dükkanlarında bu çarşı İstanbul’daki Eminönü’ne çok benziyor. Yüzyıllar boyunca şehir ticaretine yön vermiş çarşıda baharattan, çeyiz malzemelerine, sünnet kıyafetinden sahafa kadar birçok dükkan bulabiliyor, el sanatları atölyelerinde geçmiş zaman olur ki nostaljisi yapabiliyorsunuz.
Fahrettin Altay – Evka 3 yönünde hizmet veren M1 metro hattını kullandığınızda Konak istasyonunda inip Kemeraltı Çarşısı’na ulaşabilirsiniz. Konak, çarşıya ulaşmak için gelmeniz gereken yer ve Konak ya da Çankaya tarafına giden 202, 691, 253 no’lu otobüsler de sizi çarşının çok yakınında indiriyor. Kemeraltı Çarşısı İzmir şehir merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta bulunuyor.
Kemeraltı Çarşısı çok eski bir çarşı olmasıyla UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’nde de kendine yer edinmiş. Sadece alışveriş yapmak için değil, Osmanlı döneminden kalan tarihi bedestenleri ve eskiden Yahudilerin yaşadığı Havra Sokağı’nın nostaljik atmosferini hissetmek için de gezebilirsiniz. Gitmişken Osmanlı döneminden kalan Hisar Camii’ni de ziyaret edebilir, tarihi restoranlarında yemek yiyip közde kahve de içebilirsiniz. Çarşı pazar günleri kapalı, diğer günler ise 08:00 – 22:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
Kemeraltı Çarşısı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Kahvaltılık ürünler ve balık satan tezgahlarıyla hareketli bir sokak olan Havra Sokağı İzmir’in eski Yahudi mahallesi. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndan Agora’ya giden yol üzerinde bulunan bu daracık sokak, 1492 – 1494 yılları arasında Portekiz ve İspanya’dan sürgün edilip İzmir’e gelen Yahudiler tarafından kurulmuş. Onlara Osmanlı İmparatorluğu tarafından tahsis edilen sokağın sağlı sollu iki yanı ise havralardan oluşuyormuş. Mahalle halkının bir kısmı 1948’de İsrail’e göç ederken bir kısmı da ikametini değiştirip Alsancak’a yerleşmiş. Eskilerde 34 havranın bulunduğu sokağın nüfusu azalsa ve eski günler artık nostalji olsa da kalan 8 havranın bazılarında hala ibadet ediliyor.
Konak ilçesindeki Güzelyurt Mahallesi’ne bağlı olan Havra Sokağı’na İzmir Havalimanı metrosu ile ya da 163, 250 no’lu otobüs hatlarıyla ulaşabilirsiniz. Sokağın şehir merkezine uzaklığı ise sadece 1 km.
Sokak her zaman kalabalık, zemini de balıkçı tezgahlarından olsa gerek her zaman ıslak oluyor. Tezgahlardaki ürünler ise hep taze ve fiyatı olarak da uygun. Balık ya da peynir, turşu, meze gibi alışverişlerinizi buradan yapabilirsiniz.
Havra Sokağı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Konak Meydanı’nda, Kemeraltı Çarşısı’nın tam girişinde konumlanan Saat Kulesi, İzmir’in en sembolik yapısı. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamit’in tahta çıkmasının 25. Yılı olan 1901 senesinde inşa edilen kule ünlü bir Fransız mimara tasarlatılmış. Kulenin üzerindeki saat de Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından İzmir’e hediye edilmiş. 4 katlı ve 25 metre yükseklikte olan kule Denizli’den getirilen kesme taşlarla yapılmış olup, II. Abdülhamit’in tuğrası dahil tüm taş kabartmaları da sanatsal bir önem taşıyor. Kulenin çevresinde ise Kuzey Afrika’yı simgeleyen kolonlar ile 4 adet de çeşme bulunuyor.
Fahrettin Altay – Evka 3 yönünde çalışan M1 metro hattını kullandığınızda ve Konak istasyonunda indiğinizde İzmir Saat Kulesi’ni göreceksiniz. Ayrıca 202, 691, 253 no’lu otobüsler de sizi meydanın çok yakınında indiriyor.
İzmir’e gelenlerin önünde fotoğraf çektirmeden gitmediği Saat Kulesi’nin bir benzeri de Gürcistan’ın Batum şehrinde bulunuyor. Gürcüler çok beğendikleri kulenin aynısı kendi şehirlerinde de görmek istemişler. Bu arada kulenin akşam ışıklandırmalarıyla daha fotojenik olduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim.
İzmir Saat Kulesi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Kemeraltı Çarşısı içinde bulunan Kızlarağası Hanı’nın İzmir gezilecek yerler arasında özel bir yeri var. Bu han 1744’de Osmanlı döneminde yapılmış olup, yansıttığı dönemin de en büyük hanı. Han'ın hemen önünde, üzerinde yapıldığı tarih olarak 1675 yazan bir çeşme bulunuyor. Kızlarağası Hanı 1993 yılında restore edilerek İzmir’in turistik yapıları arasında yerini almış. Çarşının en korunmuş yapılarından olan iki katlı hanın ortasındaki geniş avluda bir kafeterya ile el sanatları mahiyetinde hediyelik eşyalar satan dükkanlar yer alıyor.
Kemeraltı Çarşısı’nda, Çankaya semti kenarında konumlanan hana gitmek için 202 ve 253 no’lu otobüs hatlarını, ayrıca metroyu kullanabilirsiniz.
Hanın üst katına çıktığınızda ebru ve hat sanat atölyeleri gibi küçük atölyeler karşılıyor sizi. İsterseniz bu atölyelerde siz de sanat öğrenebilirsiniz. Hanın bir yanında Çuha Bedesteni, diğer yanında da Cevahir Bedesteni bulunuyor ve buralardan takı alabiliyorsunuz. Hemen arkasındaki Kahveciler Sokağı’nda ise özel bir teknikle pişirilen fincanda kahve içebiliyorsunuz. Han haftanın her günü 09:00 – 21:00 saatleri arasında açık.
Kızlarağası Hanı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
1997 yılında denizin yaklaşık 150 metre doldurulmasıyla oluşan bir gezi alanı olan Kordon, sıcak yaz gecelerinin ve ılıman baharların vazgeçilmez adresi. Masmavi Ege ve kıyısındaki yemyeşil alanlarıyla Alsancak’ın en bilinen yeri olan Kordon, İzmir Limanı ile Cumhuriyet Meydanı arasında uzanıyor. Kordon’u isterseniz nostaljik tramvayla da gezebiliyorsunuz. Kıyısındaki çim alanlarda, manzaralı kafelerinde oturabiliyor, bisiklet sürebiliyor, uzun yürüyüşler yapabiliyorsunuz.
Kordon’a metro ile gitmeyi tercih ederseniz Alsancak durağında inmeniz gerekiyor. Otobüsle gidecekseniz İzmir otogardan kalkan 163 no’lu otobüse binebilirsiniz.
İzmirliler için bir buluşma noktası olan Kordon gündoğumu ve günbatımı izlemek için de önerimiz.
Kordon hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir’in Antik adı Smyrna ve yüzyıllar içinde evrilerek şimdiki adına dönüşmüş. Agora ise ‘çarşı, pazaryeri’ anlamına geliyor. Basmane semtine kadar uzanan Smyrna Agora Antik Kenti M.Ö. 1200’lerde bir İon kenti olarak inşa edilmiş. Tarih boyunca yıkılıp yeniden yapılmış kent en parlak dönemlerini geçirdiği bir deprem sonrasında, M.Ö. 2. Yüzyılda Roma döneminde yaşamış. Antik kentin aslında şimdi bulunduğu yerden çok daha geniş bir alana yayıldığı düşünülüyor. Fakat üzerinde bir gecekondu mahallesi olduğu için tiyatro ve stadyum gibi önemli alanları hala toprak altında. Şehrin orta yerinde yüzyıllar öncesine bir tarih yolculuğu sunan antik kent UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’nde yer alıyor.
Konak ilçesindeki Smyrna Agora Antik Kenti’ne M1 Metro hattıyla ve 302 no’lu Konak ya da İnciraltı otobüsüyle gidebilirsiniz.
Antik kent 1 Nisan – 1 Ekim tarihleri arasındaki yaz döneminde 10:00 – 19:00 saatleri arasında, 1 Ekim – 1 Nisan arasındaki kış döneminde de 08:30 – 17:30 saatleri arasında müzekartla ya da 130 TL giriş ücreti ödeyerek her gün gezilebiliyor. Antik kentten bugüne kadar çıkarılmış eserleri ise İzmir Arkeoloji Müzesi’nde görebiliyorsunuz.
Smyrna Agora Antik Kenti hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Konak Meydanı’nda Tarihi Saat Kulesi ile Vilayet Binası arasında konumlanan Yalı Camii 1755 yılında yapılmıştır. Yapıldığı dönemlerde yanında bir de medrese vardır. Fakat daha sonra yıkılmıştır. Caminin adının ‘Yalı’ olmasının sebebi ise yapıldığı bölgenin o zamanlar deniz kenarında olmasındanmış. Kesme taş ve tuğlalarla inşa edilen cami tek kubbeli ve sekizgen planlı. Camiyi bu denli özel kılan özelliği ise dış duvarları üzerindeki Kütahya çinileri ve kalem işleri. 1964 yılında aslına uygun restore edilen camiyi şirin görüntüsüyle hemen tanıyacaksınız.
Camiye gitmek için metroyu ve şehir içi otobüs hatlarını kullanabilirsiniz. Cami Konak Meydanı’nda Belediye çıkışında kalıyor. Buca, Gaziemir, Şirinyer gibi noktalardan İZBAN’a binip ardından da metroya aktarma yapmanız gerekiyor. Karşıyaka’dan ya da Bostanlı’dan geliyorsanız vapurla Konak’a gelmek toplu taşıma kullanmaktan daha avantajlı.
Şehri sembolize eden bir cami olsa da Yalı Camii oldukça küçük bir cami. Eğer gelmişken ibadet etmek ve namaz kılmak isterseniz caminin cuma namazlarında çok kalabalık olduğunu ve cemaatin dışarıya taştığını hatırlatmak isteriz. Cami önündeki güvercinler oldukça fotojenik, isterseniz yem alarak güvercin de besleyebilirsiniz.
Konak Yalı Camii hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir’in ve Konak’ın en ünlü, en renkli caddelerinden olan Kıbrıs Şehitleri Caddesi yaklaşık 1 km’lik, trafiğe kapalı bir cadde. Restoranları, kafeleri, eğlence mekanları ve ışıl ışıl dükkanlarıyla her daim kalabalık olan caddede sık sık müzik yapan sokak müzisyenleriyle karşılaşıyorsunuz. Talat Paşa Bulvarı’ndan Kordon’a kadar uzanan caddede alışveriş yapabilir, her bütçeye göre yeme - içme imkanı bulabilirsiniz.
Alsancak İlçe merkezine 5 km mesafedeki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne şehrin her ilçesinden kolayca ulaşabilirsiniz. Ulaşımda belediye otobüslerini tercih ederseniz 680, 681, 912, 90, 121, 581 no’lu otobüsler direkt caddeye gidiyor. İZBAN (İzmir Banliyö Sistemi) ile gelecekseniz Aliağa – Cumaovası ya da Tepeköy – Menemen hatlarına binip Alsancak’ta inmeniz gerekiyor. Tramvay da cadde ulaşım alternatiflerinden biri.
Caddenin ara sokakları da oldukça renkli. Gazi Kadınlar Sokağı ve Muzaffer İzgü Sokağı şehirde gece hayatının en yoğun olduğu yerler.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Oldukça görkemli bir tarihe sahip İzmir Arkeoloji Müzesi de mutlaka gezmeye, görmeye değer. 1984’den bu yana Konak’ta, Bahri Baba Parkı içinde konumlanan müze, ilk olarak 1927 yılında Aya Vukla Kilisesi’nde ziyarete açılmış. Smyrna Agora Antik Kenti’ne ait buluntu veren Bayraklı Höyüğü, Bergama, Efes, Teos, Milet, Klazomenai gibi Ege kazılarından gelen eserleri görebileceğiniz müzenin bahçesi de bir tarih geçidi gibi. 1931 yılında Atatürk’ü de ağırlayan 3 katlı müzenin en üst kattaki hazine odasını mutlaka gezmenizi öneriyoruz.
Konak’taki müze İl Sağlık Müdürlüğü binasının hemen karşısında. Giderken belediye otobüslerini kullanacaksanız 15, 18, 19, 20, 23, 43, 27, 92, 156 no’lu hatlara binebilirsiniz. Gaziemir’den gelecekseniz 152 ve 887 no’lu otobüsler de müze önünden geçiyor. Aracınızla gelmeyi tercih ederseniz müzenin misafirlerine özel bir otoparkı da var.
Müze 08:30 – 19:00 saatleri arasında her gün gezilebiliyor. Müzenin giriş ücreti 90 TL, müzekartınız varsa ücretsiz gezebilirsiniz.
İzmir Arkeoloji Müzesi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Barok tarzın ve Osmanlı mimarisinin bir karışımı olan Salepçioğlu Camii 1897 – 1905 yılları arasında Salepçizade Hacı Ahmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kemeraltı Çarşısı’nda karşınıza çıkacak caminin mermer dış duvarları ve yeşil taşlı cephesini büyük bir kubbe örtüyor. Kemerli yapısı, kahve ve yeşil renkli süslemeleri, bitkisel ve geometrik bezemeli mimberi ve iki katlı olması da camiye farklı bir özellik katıyor. Caminin doğu tarafında küçük bir havuz, girişinin hem iç hem dışında da 4 adet mermer çeşme bulunuyor.
Fahrettin Altay – Evka 3 yönünde hizmet veren M1 metro hattını kullandığınızda Konak istasyonunda inip Kemeraltı Çarşısı’na, ardından da Salepçioğlu Camii’ne ulaşabilirsiniz. Konak ya da Çankaya tarafına giden 202, 691, 253 no’lu otobüsler de sizi çarşının çok yakınında indiriyor.
2014 yılında İzmir Ticaret Odası’nın restore ettirdiği cami hem ibadete açık olması hem de turistik olmasıyla mutlaka gezip görmeye değer. Ücretsiz girilebilen camiyi namaz vakitlerinde gezerken sessiz olunması cemaatin dikkatini dağıtmamak adına önemli. Kadın ziyaretçilerin camiye girerken başörtü takması ve şort-kısa etekle girilmemesi, ayakkabılar için bir galoş bulunması da alınabilecek tedbirler arasında yer alıyor.
Salepçioğlu Camii hakkında detaylı bilgi için tıklayın.
Adını M.Ö. 8. Yüzyılda yaşamış Antik Yunan Edebiyatçısı Homeros’tan alan vadi İzmir’in Bornova ilçesinde konumlanıyor. Bir rivayete göre Homeros’un yaşadığı mağara vadi içindeki Bornova Çayı yatağında bulunuyor. 7 kilometre uzunluğundaki vadi günümüzde bir rekreasyon alanı olarak projelendirilmiş olup, içindeki 18 yapay gölet ve etrafını çevreleyen 75.000 bitkiyle doğaseverlere huzur veriyor. Vadi yaklaşık 100 kuş türü 182 farklı bitki türü için yaşam alanı oluşturuyor.
Homeros Vadisi İzmir şehir merkezine 16, Bornova merkezine 8 km mesafede. Vadiye toplu taşımayla gelecekseniz Bornova metrodan 566 no’lu otobüse ve EVKA-3 metrodan 365 no’lu otobüse binebilirsiniz. Aynı zamanda Bornova’dan bineceğiniz Kayadibi köy dolmuşlarıyla ulaşım sağlayabilirsiniz.
Vadi sadece tarihi önemi açısından değil, yürüyüş alanlarının uzunluğu ve kuş seslerinin verdiği huzurla da gezip görmeye değer.
Homeros Vadisi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
İzmir’de gezilecek yerler arasında efsanevi Bergama Antik Kenti de var. 8.500 yıllık tarihiyle 2014 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne giren antik kent Bakırçay Havzası’nda konumlanıyor. Tarihi boyunca birçok medeniyetin en önemli şehirlerinden olan Bergama, M.Ö. 282 – 133 yılları arasında hüküm süren Pergamon Krallığı’nın başkenti. Pergamon’u efsanevi yapan ise Pergamos adında mitolojik bir kahraman. Anadolu’daki en önemli tıp merkezlerinden biri olan Pergamon tarihin en büyük hastanesi Akslepion’un olduğu şehir, bu hastanenin simgesi ise günümüzde tıp ve eczacılığın simgesi olan yılan işareti. İzlemeye doyamayacağınız gündoğumu – günbatımı adreslerinden olan Bergama Antik Kenti tarihin gizemini içinize çekerek dolaşabileceğiniz bir açık hava müzesi. Antik kent, eski çağlardaki haşmeti düşünüldüğünde çok etkileyen Bergama Zeus Tapınağı, Sarepeion Tapınağı (Kızıl Avlu), Trajan Tapınağı, tiyatro, saray ve nicesiyle bir akşamüstü gezmeye değer.
Bergama İzmir’in en kuzeyinde, Çanakkale yolu üzerinde konumlanıyor. Özel aracınızla geliyorsanız Çanakkale karayolunu kullanabilirsiniz. Toplu taşımayla gelmeyi tercih ederseniz İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin üst katından Bergama’ya yarım saatte bir otobüs kalkıyor. Ayrıca Aliağa İZBAN istasyonundan kalkan 835 no’lu Bergama ESHOT otobüsü de antik kente gitmek için bir alternatif.
Müzekartınız varsa Bergama Akropolü’nü ücretsiz, müzekartınız yoksa 340 TL’ye gezebilirsiniz. Antik kent her gün 08:30 – 19:00 saatleri arasında gezilebiliyor. İzmir yazın çok sıcak olduğu için bu açık hava müzesini gezerken mutlaka şapkalı olmanızda ve güneş kremi kullanmanızda fayda var. Antik şehrin buluntularını da Bergama Müzesi’nde görebilirsiniz.
Permagon Antik Kenti hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız.
İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı şirin Germiyan Köyü, adını Osmanlı zamanında Kütahya’da kurulan Germiyanoğlu Beyliği’nden alıyor. Sempatik Ege köyleri arasında köylülerin yaptığı rengarenk duvar resimleriyle farklı bir yere sahip olan köy aynı zamanda ‘Slow Food’ akımının da öncüsü. Slow Food hızlı yemek anlamına gelen ve sağlığa zararlı birçok yönü olan Fast Food beslenmenin zıddı. Germiyan Köyü’nde ise köy halkının üretimi ‘temiz gıda’ sloganıyla sofralara konuluyor ve yabancı paketli ürünler de kullanılmıyor. Köyün mayalı ekmekleri meşhur, ayrıca geleneksel Ege yemekleri açısından da çok hünerli. Ekim ayında düzenlenen ve ekmek yarışmalarından diğer geleneksel lezzetlerin sunumuna kadar birçok aktiviteyle renklenen Germiyan Festivali’ne denk gelirseniz kaçırmayın diyoruz.
İzmir’in merkezine 70, Çeşme’nin merkezine 24, Alaçatı’ya 15 km uzaklıktaki Germiyan Köyü, Çeşme gezilecek yerler arasında da uğranılacak bir rota. Köye toplu taşımayla gidecekseniz Çeşme – Urla arasında sefer yapan 760 no’lu otobüs hattını kullanabilirsiniz. Otobüse bir alternatif de yine aynı hatta sefer yapan dolmuşlar. Aracınızla geliyorsanız D300 otoyolundan Çeşme istikametini takip ederek de köye ulaşabilirsiniz.
Germiyan Köyü’nün sokak görselleri fotoğraflamaya değer. Köyün plajında yaz denizinin tadını çıkarabilir, köy kahvesinde oturup odun ateşinde demlenmiş çayınızı yudumlayabilirsiniz. Gitmişken köyden ekşi mayalı Germiyan ekmeği ve meşhur ürünlerinden Kopanisti peyniri almadan da dönmeyin diyoruz.
Çeşme’ye bağlı şirin Ege köylerinden bir diğeri de Ildır. Karaburun Yarımadası’nın solunda konumlanan Ildırı, adını sınırları içindeki Erythrai Antik Kenti’nden alıyor. Köyün en önemli özelliği son yıllarda çekilen Türk dizilerine mekan olması. Burayı Yunan yazar ve filozof Homer "Güneşin en güzel battığı yer" olarak tanımlamış. Hala da berrak denizi, eski Rum evleri, limon ağaçları, lezzetli deniz mahsulleri ve muhteşem koy manzaralarıyla Çeşme’nin en favori köyleri arasında başı çekiyor.
İzmir ile Ildır arası 60, Çeşme ile Ildır arası yaklaşık 26 km olup, oldukça virajlı bir yoldan ilerleniyor. Köye ulaşmak için önce Çeşme’ye gelmeniz gerekiyor. Çeşme’ye 984 no’lu Fahrettin Altay – Urla otobüsüne binip, otobüsten indikten sonra da 760 no’lu Urla – Çeşme otobüsüne binip gelebiliyorsunuz. Otobüslerin her ikisine de İzmirkartınız ile binebiliyorsunuz. Çeşme’den Ildır’a gidişte ise otogardan kalkan dolmuşları kullanabilirsiniz. Dolmuş yolculuğu yaklaşık 45 dakika sürüyor.
Ildır’da denize girebilir, Ildır Antik Kilisesi, Athena Tapınağı ve Erythrai Antik Kenti’ni gezebilirsiniz. Burası denize nazır restoranlarda oturup balık yemek için de iyi bir lezzet durağı.
Ildır hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Ege Bölgesinin en güzel antik kentlerinden biri olan Erythrai Antik Kenti’nden tarih sayfalarında "Kehanetler Şehri" olarak bahsediliyor. Ünlü tarihçi Strabon ise kitaplarında bu kenti Sibylla adındaki kadın kahinleriyle tanımlıyor ve bu kahinlerden birinin İskender’in doğumunu, kenti Perslerden kurtaracağını bildiğini anlatıyor. Kentteki başka bir kehanet ise Hz. İsa’nın ve yeni bir dinin doğuşu yönündeymiş. 12 İyon devletinden biri olarak MÖ 3000’li yıllarda kurulan Erythrai kazılarında Roma ve Helenistik döneme ait birçok eser bulunmuş. Günümüzde bir açık hava müzesi olarak gezilebilen bu antik kentte izleyeceğiniz güneşin batışı da gördüğünüz en güzel manzaralardan biri olabilir.
Erythrai Antik Kenti Çeşme’ye bağlı Ildır Köyü’nde konumlanıyor. İzmir ile Ildır arası 60, Çeşme ile Ildır arası yaklaşık 26 km olup özel aracınızla geliyorsanız sizi oldukça virajlı bir yol bekliyor. Antik kente ulaşmak için önce Çeşme’ye gelmeniz gerekiyor. Çeşme’ye 984 no’lu Fahrettin Altay – Urla otobüsüyle, otobüsten indikten sonra da 760 no’lu Urla – Çeşme otobüsüne aktarma yaparak gelebiliyorsunuz. Otobüslerin her ikisine de İzmirkartınız ile binebilirsiniz. Çeşme’den Ildır’a gidişte ise otogardan kalkan dolmuşları kullanabilirsiniz. Dolmuş yolculuğu yaklaşık 45 dakika sürüyor.
Erythrai Antik Kenti’ni ücretsiz gezebiliyorsunuz. Bölge gündüz çok sıcak olduğu için size önerimiz akşamları gezmeniz. Antik kentten çıkan eserler ise Çeşme Kalesi Arkeolojik Eser Teşhir Salon’unda sergileniyor. Bu ihtişamlı kenti daha net hayal edebilmek için Çeşme Kalesi’ndeki eserleri de görebilirsiniz.
Erythrai Antik Kenti hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.
Hisar Camii 1597’de Aydınoğlu Yakup Bey zamanında inşa edilmiş olup İzmir’in de en büyük camilerinden biridir. Adını ise yapıldığı zamanlarda hemen yanında olan ve günümüze gelmeyi başaramayan hisardan alıyor. Bu hisarın adı 1400’lü yıllarda Liman Kalesi olarak geçiyormuş. Kale Orta Asya’nın en büyük imparatorlarından Timur tarafından yıkılmış ve ayakta duran bir hisarının hemen yanına da bu cami yapılmış. Kemeraltı Çarşısı içinde Kızlarağası Hanı bitişiğinde konumlanan caminin bahçesindeki kitabede 1881 yılında onarım gördüğü yazıyor. Tarihi boyunca büyük depremlere ve zamanın yıpratıcılığına dayanan cami merkezi bir kubbe ve etrafını çevreleyen küçük kubbelerle tipik Osmanlı cami mimarisini yansıtıyor. İçindeki kalem işleri, hat sanatı süslemeleri ve mihrap işçiliği de gerçekten görülmeye değer.
Kemeraltı Çarşısı ve içindeki Hisar Camii’ne gitmek için 202 ve 253 no’lu otobüsleri kullanabiliyor, metroyla gelmek istediğinizde de Çankaya durağında inip 5 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabiliyorsunuz.
Cami ibadete açık ve kadınlar ve erkekler için de ayrı ibadet bölümleri bulunuyor. Ücretsiz girilebilen camiyi namaz vakitlerinde gezerken sessiz olunması cemaatin dikkatini dağıtmamak adına önemli. Kadın ziyaretçilerin camiye girerken başörtü takması ve şort-kısa etekle girilmemesi, ayakkabılar için bir galoş bulunması da alabileceğiniz ziyaret önlemleri.
Hisar Camii hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.